Kurtlar Vadisi ne zaman bitecek?

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Magazin

Kurtlar Vadisi ne zaman bitecek?

Necati Şaşmaz Kurtlar Vadisi Pusu’nun ne zaman biteceğini açıkladı..

Güncelleme:30 Nisan 2010 11:49

Gazi Üniversitesi Mimar Kemaleddin Salonu’nda gerçekleştirilen tanıtım toplantısı öncesinde, çok sayıda öğrenci salon kapısında toplandı. Tanıtım toplantısının onur konuğu olan dizi oyuncuları Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun, Kenan Çoban, Erhan Ufak ve Cahit Kayaoğlu salona girişlerinde alkışlarla ve tezahüratlarla karşılandı.

Söyleşiden önce “Gazite”nin genel yayın yönetmeni İsmet Anlı gazetelerini tanıtan bir konuşma yaptı. Telefonlarıyla fotoğraf çekmek isteyen öğrenciler kısa süreli izdihama neden olurken, Necati Şaşmaz, mikrofonu alarak, ayaktakilerin yerine oturmasını istedi.

Alkışların uzun süre devam etmesi nedeniyle konuklar, konuşmalarına başlayamadı. Sahne önündeki kalabalık biraz azaldıktan sonra sinevizyonda dizinin tanıtımına yönelik bir sunum yapıldı.

İlginin yoğun olması nedeniyle salona giremeyen çok sayıda öğrenci, söyleşiyi üniversite bahçesine kurulan dev ekrandan izledi. Dizinin başrol oyuncusu Necati Şaşmaz sunumun sonunda, “Ne kadar çok iş yapmışız, izleyince fark ettim” dedi. Bunun üzerine salondaki öğrenciler tekrar dizi ekibini alkışladı.

Dizi ne zaman bitecek
Öğrencilerin sorularını yazılı olarak vermesinden sonra söyleşi başladı. Necati Şaşmaz dizinin bu sezon biteceği söylentilerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Evet bu yaz bitecek ama önümüzdeki dönem yeniden başlayacak” dedi.

Şaşmaz, yapımcı olan kardeşine “Kurtlar Vadisi ne zaman bitecek?” diye sorulduğunda kendisinin, “Bu ülkede dert bitmiyor. Ne zaman bu ülkede dert biter, gözyaşları diner, bu dizi de o zaman biter” yanıtını verdiğini söyledi.

“Kurtlar Vadisi Irak” filmi ile bölgedeki birçok soruna değindiklerini, oradaki dramı anlattıklarını dile getiren Şaşmaz, şöyle konuştu:
“Şimdi de Filistin’de olacağız. Arkadaşlarımız yaklaşık bir yıldır çalışıyorlar bu proje üzerinde. Orada neler yapabiliriz bunu düşünüyoruz. Bize soruyorlar, Filistin konusunu ele almaktan korkuyor musunuz? diye. Bizim Allah’tan korkmayanlardan korkumuz yok, Allah’tan korkana da saygımız sonsuz. Evet Filistin’e gidiyoruz.”

Dizide rol alan Gürkan Uygun da Gazi Üniversitesinde olmaktan memnuniyet duyduğunu, “Benim olduğum yerden bakarsanız mutluluğumu anlarsınız” diye konuştu. Kenan Çoban da sözlerine dizideki rolüyle ilgili olarak, “Şu an hafızam yerinde” diyerek başladı. Üniversiteli gençlerle bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Çoban, “Dizideki akıbetiniz ne olacak?” soruna, “Onu bu akşam izleyip hep birlikte göreceğiz” yanıtını verdi.

Erhan Ufak ve Cahit Kayaoğlu da söyleşiye katıldıkları için çok mutlu olduklarını söylediler.

14 bin öğrenci sıfır çekti

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Genel, Haberler

14 bin öğrenci sıfır çekti

14 bin öğrenci sıfır çekti

ÖSYM, 11 Nisan’da gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçları açıklandı.

 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal  Yarımağan, YGS sonuçlarına ilişkin bilgi vermek amacıyla YÖK’de basın toplantısı  düzenledi.

Sonuçlar için tıklayın

EN BAŞARILI İLLER

YGS’de en başarılı iller Yalova, Kayseri, Aydın olarak açıklandı. En başarılı adaylar ise Konya’dan Ayşenur Şam, İstanbul’dan Tülay Yolcu ve Furkan Çağrı.   

Yükseköğretim Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına  göre, sınavda 180 ve üzeri puan alan 1 milyon 233 bin 580 kişi ikinci aşama sınav  olan Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) girmeye hak kazandı.

Prof. Dr. Yarımağan’ın verdiği bilgilere göre, ÖSYS’ye 1 milyon 587 bin  990 aday başvururken, bunlardan 75 bin 471′i sınavsız geçiş başvurusu yaptı.

İPTAL EDİLEN SINAVLAR

YGS’ye giren 1 milyon 487 bin 626 adaydan 133′ünün sınavı değişik  nedenlerle iptal edilirken, sınavı geçerli sayılan aday sayısı ise 1 milyon 487  bin 493 olarak tespit edildi.

1 milyon 473 bin 337 adayın sınavda puanı hesaplanırken, 14 bin 156  adayın puanı hesaplanamadı. Sınavda 70 bin 248 aday 140 puanın altında kaldı, 169 bin 509 aday  140-180 arasında puan aldı.

180′in üzerinde puan alan aday sayısı 1 milyon 233 bin 580 oldu. Bu  adaylar ikinci aşama sınav olan LYS’ye girmeye hak kazandı.

Sınavda adaylardan toplam 1 milyon 403 bin 89′u ise bir yükseköğretim  programına yerleşmek için tercih hakkı kazandı.

Sınavda 69 kopya tespit edildi. İşte Yarımağan’ın açıklamalarından satır başları:

- 42 adayın kural dışı davranış nedneiyle sınavı iptal edildi. Salona cep telefonuyla girmeye kalktılar

- 5 aday yerine başkasını sokmaya çalıştı. Bu nedenle sınavı iptal oldu

- Toplamda 133 adayın sınavı iptal edildi

- 14 bin 156 adayın sınavı hesaplanamadı. En az iki derste 0,5 puanı elde edemediler

70 BİN ADAY KAZANAMADI

- 70 bin adayın puanı 140’dan küçük.

- 70 bin aday tercih hakkını kazanamadı

- En az bir puanı 180 olan ve LYS’ye girmeye hak kazanan öğrenci sayısı 1 milyon 233 bin 585.

- Bu rakam beklediğimiz değerlerin biraz üzerinde

- Bilgisayarla tespit edilen kopya taramalarında 69 adayın kopyası tespit edildi. Kopya çektiği testin puanı sıfırlandı. Bu şekilde tespit edilen kopyalarda kişinin sınavı iptal edilmiyor.

- Sınavdan sonra bir iki sorunun yanlış olduğu iddiaları ortaya atıldı. Sadece bir sorunun iptal edilmesi gerektiği anlaşıldı. O soru da bir matematik sorusuydu. Çift cevabı vardı. O soruya tüm adayalrın doğru cevap verdiği kabul edildi

- 483 aday Türkçe’de, Fen bilimlerinde 143 aday tüm srouları doğru yanıtladı.

- Fen bilimleri testi adayların yarıdan fazlası tarafından boş bırakmıştır

- Bu daha önceki sınavlarda da ratladığımız bir durum

FEN BİLİMLERİNİ SEVDİREMİYORUZ

- Eğitim sistemimiz öğrencileri Fen Bilimleri’nde yeterince bilinçlendiremiyor veya öğrencilere sevdiremiyoruz

- Aynı durum matematikte de var

- Puanı 140’ın üzerinde olan adaylar Meslek liseleri ve açıköğretimi tercih edebilecek

- 180’in üzerinde olanlar lisans programlarını tercih edebilecek ve LYS’ye de girebilecek

- Türkçe testi adayların en başarılı olduğu alan.

KIZLAR DAHA BAŞARILI

- Bu sene adayların yüzde 45’, kız, yüzde 55’i erkek…

- Kızların oranı açısından oldukça iyi bir oran

- Kızların yüzde 96.47’si, erkeklerin yüzde 69.57’si 140’ı geçti.

- Ortalama başarıda kızlar her zaman erkeklerden daha akıllı.

- Öğrenim durumuna göre sınav başarısında ise son sınıfta sınava girenlerin oranı yüzde 44.

- Eski mezunlardan sınava girenlerin oranı yüzde 31.

- Yüzde 16.92’si halen bir üniversitede okuyanlardan

- Okul türlerine göre sınav başarısında öğretmen liseleri, liseler ve meslek liselerinde;

- Yüzde 70’i lise kökenli. Başarı düzenyleri 140’ın üzerinde olanlar yüzde 90.79

- Yüzde 70.25’i meslek lisesi çıkışlı. Başarı düzeyleri lise çıkışlı adaylara göre oldukça düşük. Sınava giren her 3 adaydan biri soruların yüzde 20’sini yapamıyor.

EN BAŞARILI OKUL TÜRÜ ASKERİ LİSELER

- En başarılı okul türleri askeri liseler, sosyal bilimler liseleri ve polis koleji.

- İlk 100 okul gurubu içine giren tek meslek lisesi astsubay hazırlama okulu.

EN BAŞARISIZ OKUL TÜRLERİ

- Otelcilik ve Turzim Meslek lisesi, kız meslek lisesi, özel akşam lisesi, ticaret meslek lisesi, endüstri meslek lisesi ve akşam lisesi. Bunlar da en başarısız okul türleri.

EN BAŞARILI İL YALOVA

- 6 tane YGS’nin ortalamasına göre değerlendirme yaptım. En başarılı il Yalova. 6 sınavın 5’inde en başarılı il

- İkinci il Kayseri

- Aydın, sonra da Karaman, Denizli, Ankara, Nevşehir, Kırşehir, Antalya, Mersin…

- Karadeniz’den ve Kayseri’nin doğusundan il yok, İstanbul yok.

- İzmir 13., İstanbul 43.

- Erzurum v eBatman İstanbul’un önünde

Facebook Sohbeti Ac

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Programlar

yeni facebook düzenlemesinde facebook .com in yeni hali.cevrimdısı görünmeye imkan saglayan buton.

ama her seye ragmen rezaletsin yeni feys.

peşin edit: sohbet özel isim mi i niye ayrı ayarlarına karsı (bkz: www.facebook.com)

Siverek Düğünleri

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Resimler

EVLİLİK VE DÜĞÜN

Bölgemiz ve özellikle Siverek gelenek ve göreneklerine bağlıdır. Bu bağlılık teknolojik gelişmelere rağmen devam etmektedir. Gelenekler,adet ve örfler ile değişim sürekli mücadele halindedir.Aslında değişime karşı sonsuza kadar hiçbir kişi ve kurum direnemez. Direnme en çok değişimi biraz geciktirir. Ama sadece geciktirir. Düğün (diğer adet ve gelenekler de dahil) gibi adetlerimiz değişime direnseler de yavaş yavaş yeni bir şekil aldıkları söylenebilir. Davulla beraber orkestra, mahalle meydanı ile beraber düğün salonu, mahalli oyunlarla beraber popüler oyun ve şarkılar, halayla beraber pop müzik eşliğinde tv’lerden görülen ve nasıl oynandığı oynayanlar tarafından da bilinmeyen yeni oyunlar beraber ve içiçe oynanmaktadır. Yerel bir halaydan hemen sonra topluluk pop müzik eşliğinde belli belirsiz ritimlelrle zıplayıp oynamaya başlayabilmektedir. Tabiri caiz ise gerçek bir arabesk. Yerli kültür ile ulusal hatta global dünya kültürünü yansıtan figürler, sesler, sevinç ve nara şekilleri birbirine karışmış durumda. Düğünlerdeki “zılgıt” seslerine “yiihuuuu” sesleri karışmaya başlamıştır. Bu yapılanların ne kadarı bilinçli ve bilinçsiz yapılıyor o da belli değil. Özetlersek eski ile yeni zaman içinde sessizce yer değiştirmektedirler

Meydanda Düğün

2002 yılında yaşananlar da bir gün gelir nostalji olur diyerek, bu gün yakın geçmişte Siverek’te cereyan eden düğün ve evlilikleri olduğu gibi anlatacağız. Belli olmaz bu güne de pişman olur, aman adetlerimiz bozulmasın diyeceğimiz günler gelebilir. Düne göre beğenmediğimiz bu günkü düğünleri bile özleyeceğimiz günler gelebilir. “Neydi o günler!, eskiden düğünlerimizi salonlarda orkestra eşliğinde yapardık. Nerede o günler” deriz. 50 yıl önceki düğünleri de yaşlılar beğenmezdi. Ama onların beğenmediği, “asridir, geleneklere uymuyor” dedikleri düğün ve evlilik şekilleri bu gün bizim için terk edilmemesi gereken adetlerimiz olmuştur. Ne garip!. Şimdi beğenmediklerimizi zaman gelecek değişmemesi için korumaya çalışacağız Veya birkaç kültür gönüllüsü korumak için uğraşacaktır.

Siverek’te evlilikler büyük oranda ailelerin girişimleri ile gerçekleştirilmektedir. Gençler evlenmeye karar verdikten sonra aileler devreye girmektedir. Gençlerin isteği olmadan yapılan evlilikler hemen hemen kalmamış gibidir. Kırsal kesimde görücü usulüne rastlanmaktadır. Ancak şehir kesiminde son söz ailelerde ise de, öncelikle kız ile oğlanın isteği ilk plandadır.

Evlenecek gençler evlenmek istedikleri kızları ailelerine söylerler. Ya da aileler çocuklarına gelin adayını teklif ederler. Erkeğin istediği kız, ailesi tarafından da uygun görülürse ( genellikle çocukların istediği olur. Bazen tersi de olabilir. İşte burada aile dramları yaşanır.) evlenecek gençlerden erkek tarafı kız tarafından randevu alır. Sonra anne ve baba kız evine gider ve kızın anne-babası ile konuşurlar. Kızın annesi ve babası kızları ile konuşarak fikrini alır, (Günümüzde gençler ailelerinden önce zaten anlaşıyorlar. Aileler genellikle işin geleneksel yani protokol tarafını hallediyorlar.) eğer uygun bulunursa oğlan evine haber gönderilir.

Daha önce erkek tarafına yollanan istek mektubuna göre hazırlık yapılır. Bu mektupta erkek tarafının yapması ve alması gereken çeyiz belirtilir. (Başlık parasını ayrıca inceleyeceğiz) Her iki ailenin uygun buldukları bir gecede kız evine şerbet içmeye ( Kız isteme ve nişan da denir) gidilir. Oğlan tarafı o gecede konu komşudan, yakın dost ve akrabalarla kadınlı erkekli birlikte bir düğün alayı şeklinde, çoğu zaman davul zurnayla veya halk çalgıcılarıyla kız evine ekseriya akşam ile yatsı ezanı arası gidilir. İkramları erkek tarafı hazırlar.

Şerbet gecesinde kız tarafı da kendi konu, komşu, dost ve yakınlarını davete çağırır. Oğlan tarafı ise beraberlerinde aile büyükleri, arkadaşları ile bir hoca getirirler. Düğün alayı kız evine gelir ve sokak kapısı dışında karşılanır. Erkekler kendi aralarında dua yapılıncaya kadar sohbet ederler. Davetliler tamamlanınca söz hocaya bırakılır. Hoca efendi bir iki ayet-i kerime ve hadis-i şerif okuyarak evlilik ve aile ilgili kısa bir konuşma yapar. Sonda fatiha okunarak ve tüm davetliler her iki tarafa da hayır dualarında bulunurlar. Oğlan tarafı damadı şerbet gecesine getirmezler. Fatihanın okunmasından sonra oğlanın babası veya kardeşlerinden birisi kalkar kız babası ve diğer cemaatla tokalaşarak birbirlerini tebrik ederler.

Bu arada kadınlar eğlenir ve oynarlar. Şerbet gecesinde davetlilerden bazı samimi kişiler verilen bu şerbetin bardaklarını fırsat bulurlarsa saklarlar ve evden çıkarken beraber götürürler. Kap kacak ve bardakların bir kısmı komşulardan emanet getirildiği için cemaat dağıldıktan sonra hemen fark edilir ve ertesi gün bardağı götüren kişi büyük bir iş becermiş gibi hemen kız evine haber verir. Bardağı geri vermesi için kız tarafının o kişiye bir hediye vermesi gerekir .

Bu şerbet içimi aslında “Nişan düğünü” da sayılır. O gece kız evinde eğlence tertiplenir. İki taraf da misafirleriyle birlikte eğlenir. Erkek tarafı gittikten sonra da kız tarafında eğlence gece boyunca sürer. Şerbet gecesi oğlan tarafının anne ve babası yanlarında getirdikleri bir kısım parayı ve altın takıları kız tarafının anne ve babasına tenha bir yerde verirler. Kalan diğer eşyaları da tamamladıkça gönderirler.
Bu arada önemli günlerde örneğin dini bayramlar ve kızın özel günlerinde oğlan tarafı çeşitli hediyelerle kızın ziyaretine giderler.

Şerbet ile düğün arasındaki süre genellikle çok uzun sürmez Akrabalar arasında yapılan nişan uzun süreli olabilir eğer evlenecek olanlar yabancı ise genellikle 3-4 ay nişanlılık dönemi olur. Düğünden kısa bir süre önce her iki taraf da düğüne davet edileceklere “Endekçi” diye isimlendirilen bir kadın vasıtasıyla düğün tarihi haber verilerek davet edilirler. Günümüzde endekçilere çok az rastlanmaktadır.

Siverek’te “Kına Gecesi” düğünden bir veya iki gece evvel yapılır. Kına gecesinin amacı her iki tarafın da artık düğün için bütün hazırlıklarının tamamlandığını duyurmak ve düğüne hazırlıktır.
Kına gecesi ve düğün hazırlıkları şöyle düzenlenir. Oğlan tarafı kendi mahallesinde bulunan endekçi denilen hafızası kuvvettli, hareketli, gücü kuvveti yerinde, çevrede sevilip sayılan bir kadını görevlendirirler. Omuzlarına süslü bir heybe atarak, düğüne davet edilecek ailelerin isim ve adreslerini alan kadın, bu aileleri tek tek dolaşır. Endekçiye düğün sahibi tarafından davet edileceklere verilmek üzere ğelat denilen çeşitli düğün hediyeleri verilir.(kiymetli kumaş, elbise,duvar halıları vs. olabilir.) Davet edilen kişiler de Endekçiye daveti kabul ettikleri anlamına gelen çeşitli hediyeler verirler. Endekçiler kollarına renkli çit dediğimiz baş örtüleri bağlarlar. Her davet edilen kişi veya aile endekçinin koluna birer renkli çit bağlar. Sonuçta çitler sayılır ve kaç kişinin davet edildiği anlaşılır. Endekçiler hafızası çok kuvvetli kadınlardan seçilirdi. Hangi çitin hangi aile tarafından bağlandığını tek tek ev sahibine anlatırlar. Kadının koluna çoğu zaman 40-50 tane çit bağlandığı olur.

Daha büyük düğünlerde her iki kolu çitlerle dolar. Kadının heybesine bulgur, pirinç, mercimek gibi kuru zahire konduğu da olur. Bu arada endekçinin kollarına bağlanan renk renk çitler herkese gösterilir, davetlilerin çokluğu ile iftihar edilirdi. Bu tablo düğünlerin canlı detaylarından biri olarak, günümüzde davetiye kartları yerine hatıralarda kalmıştır.

Damat kendisine yakın evli bir arkadaşını “Sağdıç” (Şoşban) olarak seçer. Sağdıç bütün düğün boyunca damada arkadaşlık eder. Düğünler genellikle iki-üç gün süren eğlencelerle yapılır. Düğünlerde davul-zurna çalınır, çeşitli sazlarla söylenen türküler söylenir. Günümüzde düğünler evlerin avlularında veya sokakların geniş bir alanında yapıldığı gibi, son gece (pazarı pazartesiye ya da perşembeyi cumaya bağlayan gece) düğünler salonlarda da yapılmaktadır. Gelinin kız evinden alınacağı gün damat kız evine götürülmez. Erkek tarafı davul-zurna eşliğinde kız evine yürüyerek yolda eğlenerek gider. (Şimdi arabalardan oluşan konvoylarla gidilmektedir).

Kızın akrabalarından biri evin kapısında durur ve erkek tarafından bahşiş ister. Bu bahşişe halk arasında “kapı parası” denir. Bu sırada kapıyı tutanla pazarlık yapılır ve anlaşma sağlanınca kapı açtırılır. Düğün alayı kısa bir süre kız evinde kaldıktan sonra, gelin alınır. Siverek’te gelinler genellikle Pazar ya da perşembe günleri sabah saat 10’da alınır.
70’li yılların sonlarına kadar Siverek’te gelin alma şu şekilde yapılırdı. En önde erkekler, arkalarında kadınlar ve ortada kırmızı örtülerle (surük denilen kırmızı başlıklı gelinlik) süslenmiş gelin olmak üzere, gelin alayı yola koyulup, davul-zurna eşliğinde erkek evine dönülürdü. Bu arada erkek evinde damat tıraş olmaktadır. Düğün sırasında ve tıraş yapılırken damadın başında para gezdirilir ve çalgıcılara verilir.

Genellikle düğünün son gününde (Perşembe veye Pazar günü) mevlid okutulur, daha sonra düğün yemeği yenir. Düğün yemeğinden sonra takılar yapılır ve misafirlerin çoğu ayrılır. Günümüzde takılar düğün salonu tutulmuşsa orada son gecede takılır. Bütün gün damatla beraber olan “sağdıçlar” “gerdekten” sonra, gece düğün evine giderlerdi. Erkek sağdıç, damadı alarak hamama götürürdü.

Gelin içeri girmeden evvel tam kapıda durdurularak, damdan üzerine şeker, leblebi, ceviz, kuru üzüm, fındık, fıstık karışımı çerezler serperler. İçinde su bulunan bir testiyi de gelin yere vurur, kırar. Ayrıca gelinin eline bir nar tutuşturulur. Gelin onu gireceği kapının üst kemer taşına çarpar ve nar parçalanıp dağılır. ( Bu adetlerin her birinin sembolik birer anlamı vardır.) Ondan sonra gelin dualarla içeri alınır.

Eğer sünnet düğünü de yapılacaksa – Siverek’te genellikle düğün sahiplerinin sünnet çağına gelmiş çocukları varsa, sünnet ile düğün birleştirilerek yapılır. – verilecek yemekli mevlid ve sünnet düğünü hazırlıklarına başlanır.

Davetliler yemekten sonra dağılırken düğün sahiplerinden en ileri geleni sokak kapısının yanında durur tebrikleri kabul ederek misafirleri uğurlar. Bu arada gidenlere ayakta acı kahve (mırra) ikram edilir.

En önemli geleneklerden biri de, düğünden bir hafta sonra gelin babasının evine misafir olarak gider. Bu olaya halk arasında “Zeyin” denir. Gelin babasının evinde bir kaç gün kaldıktan sonra eve döneceği zaman damat, gelinin babası tarafından davet edilir. Damada kayın annesi ve kayın babası tarafından hediyeler verilir ve uğurlanırlar. Bu olaydan sonra artık damat kayınbabasının evine serbest gidebilir.

Siverek Gömüştaş Düğün Salonu

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Resimler







Siverek Paris Düğün Salonu

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Resimler

Siverek Mustazaflarla Coştu

SİVEREK-İLKHA   27.04.2008
Siverek Mustazaflar ile Dayanışma Derneği, (Mustazaf-der) tarafından düzenlenen Kutlu Doğum Etkinliği yaklaşık 4000 kişinin katılımıyla coşkulu geçti.
Kutlu Doğum Etkinliği, Siverek  Paris Düğün Salonunda Saat 13:30’da, Hafız Mehmet’in okuduğu Kur’anı kerim tilavetiyle başladı.Okunan kur’anı kerim’in ardından Siverek Mustazafder tarafından hazırlanan Hz. Muhammed’in hayatını anlatan sinevizyon gösterisine geçildi .


Daha sonra program Vuslat İlahi grubundan Aytaç, Bilal ve Nurullah’ın Kürtçe ve Türkçe söylemiş olduğu ilahilerle devam etti. Program başladıktan sonra programı izlemek için gelen ziyaretçiler salonun  tamamen dolmasından dolayı dışarıda kalmak zorunda kaldı.Programa konuşmacı olarak katılan Siyer Araştırmacısı  Mahmut Kılıç hoca, Kürtçe olarak yaptığı konuşmada” Nerdesin Ya Resulullah, gecemiz karanlık, gündüzümüz karanlık geçiyor.Gaddar Avrupa’nın zulmü, ve Tel Aviv’in  yaptığı zulümler Müslümanlara rahat nefes aldırmıyor.Müslümanların şuan ki durumu, kurdun saldırmış olduğu koyun sürüsüne benziyor.Ve bugün burada ümmetinden Siverek’te toplanmış müminler sana selam söylüyorlar.Hubeyb (R.A) gibi olamasakta, onun gibi olmaya çalışacağız Ya Resulullah” diye konuştu.Mahmut KILIÇ hocanın konuşmasının ardından program Ferit ÖZTÜRK’ün okuduğu “ Ya Resululah” adlı şiir dinletisi ile devam etti.

Program devam ederken bazı ziyaretçiler söylenen ilahi ve şiirlerden etkilenip, kendilerinden geçerek cezbe geldi. Salon görevlileri tarafından sakinleştirilen ziyaretçilerden bazıları salondan çıkarılmak zorunda kaldı.
Program Doğru Haber Gazetesi Yayın Yönetmeni, araştırmacı yazar Mehmet GÖKTAŞ’ın konuşmasıyla devam etti.GÖKTAŞ hoca konuşmasında: “Bugün buraya bizi bir sevda topladı.Bu sevda geçici bir heves değildir.Zalimler sanmasın bu sevda başladıktan sonra hemen bitecek.Bu sevda 100 yıldan fazladır bastırılan bir sevdadır.Bu sevda günden güne artarak devam edecek, her tarafı Muhammedi bir nur kaplayacaktır. Örtünmenin Allah’ın ilk emri olduğunu, Allah’ (c.c) ın, Araf suresinde, Ey Adem oğulları, size edebi ve örtünmeyi emrediyorum.diye emrettiğini söyledi.
GÖKTAŞ Hoca konuşmasına şöyle devam etti:” Bugün kabe, sefa, merve, ezanlar nasıl bize Allah’ı hatırlatıyorsa aynı şekilde örtünün de insanlara daha çok Allah’ı hatırlattığını söyledi.”GÖKTAŞ hocanın konuşması sık sık getirilen tekbir sesleriyle  kesildi.
Program saat 16:30’da Mahmut KILIÇ’ın, kapanış konuşması ve bölgede yaşanan kuraklıktan dolayı yapılan yağmur duasıyla sona erdi.
Programdan sonra görüştüğümüz Siverek Mustazaf-der  Başkanı Muhittin BAKAN şöyle konuştu,”Siverek Mustazaflar ile Dayanışma Derneği olarak 15 gün önceden programın hazırlıklarına başladıklarını, program için 100 kişinin görevlendirildiğini, programdan önce 3500 adet siyer kitabı dağıttıklarını, düğün salonunun tam olarak dolmasından dolayı etkinliğine gelen bir çok kişinin geri dönmek zorunda kaldığını “söyledi. BAKAN,  son olarak programda emeği geçen kişi ve firmalara teşekkür etti.


Abdurahman-Ali BAKAN

Not: Siverek-İLKHA

Yeni Komşum Kapalı Ecem

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Hikaye

HERKESE SELAMLAR…BEN İZMİRDEN CESUR…İLK HİKAYEMDE ALEV HEMŞİREYİ SİKMİŞTİM..ESKİ KOMŞUMU…VE ŞİMDİ YENİ BİR EVE TAŞINDIK…VE YENİ KOMŞUMUZ ECEM ABLAYI NASIL SİKTİĞİMİ ANLATCAM… BİLMEYENLER İÇİN KENDİMİ TANITAYIM BİRAZ. 1,85 BOYUNDA,KAHVE GÖZLÜ,BUĞDAY TENLİ,ATLETİK BİR VÜCUDA SAHİP OLMAKLA BERABER /21 CM/ LİK Bİ ALETE SAHİBİM.. ^^ECEM ABLA 30 YAŞINDA 3 ÇOCUKLU 90 100 90 VÜCUDU OLAN,FÜZE GİBİ GÖĞSÜ OLAN,GÖTÜ DESEN AYRI Bİ DÜNYA GİBİ OLAN,ESMER, VE DE TESSETTÜRLÜ SÜPER Bİ HATUN..4*4 LÜK Bİ HATUN..^^ 2 AY ÖNCE YENİ EVİMİZE TAŞINDIK.İLK BİZ GELMİŞTİK APARTMANA,1 HAFTA SONRA İSE YENİ ALT KOMŞUMUZ OLAN ECEM ABLALAR GELMİŞTİ.ŞİMDİ 2 AİLE OLMUŞTUK…HEP MERAK EDİYORDUM KOMŞULARI..ANNEM GÖRMÜŞTÜ DAHA ÖNCEDEN AMA BEN İLK KEZ GÖRÜYORDUM..TESETTÜRLÜ GÜZEL,HANIM HANIM Bİ BAYAN DEMİŞTİ ANNEM..AMA BEN BU KADARINI BEKLEMİYORDUM..ADETA Bİ AFETTİ..VE BEN BUNU İLK GÖRÜŞTE NASIL GÖTÜRÜRÜM DİE PLANLARA BAŞLAMIŞTIM.. ECEM ABLALAR EVİ TAŞIRKEN BENDE YENİ KOMŞUMUZA YARDIMA GİTTİM..KOCASIDA TAM Bİ KIROO..KORKMUŞTUM İLK GÖRDÜĞÜMDE..BU KADINA BU ADAM ADELETMİ BU?? İLK BEN TANITTIM KENDİMİ,ECEMİN BANA İLK BAKIŞI SANKİ BENİ AYAK ÜSTÜ SİKMİŞTİ..ÖYLE Bİ BAKIŞ ATMIŞTI. VE YARDIMSEVERLİĞİMİ GÖSTERMEYE BAŞLAMIŞTIM..EŞYALARI TAŞIRKEN HEP GÖZÜM ONDAYDI..O DA ARADA SIRADA KAÇAMAK BAKIŞLAR ATIYORDU..Bİ ARA BEN YASTIKLARI ALIP EVE GÖTÜRÜYORDUM..TAM KAPIYA GİRCEKKEN ECEM DE BENİ GÖRMEDEN KAPIDAN ÇIKACAKTI VE O ARKASI DÖNÜK OLARAK KAPIDAN ÇIKMAYA ÇALIŞTI BENDE ÖNÜMÜ ARKASINA SÜRTEREK GEÇMİŞTİM..VE BANA Bİ ANDA DÖNDÜ,AMA BİŞEY DEMEDEN ÇIKTI..İLK HAREKET BAŞARILIYDI.NEYSE O GÜN ÖLE GEÇTİİ.. KOCASI KAAN İSE KAHVECİYMİŞ,SONRADAN ÖĞRENDİM..SABAH GİDER GECENİN KÖRÜNDE GELİR.. BİRGÜN BEN EVDEYİM.SAAT 14 CİVARI.PORNO İZLİYORUM Bİ YANDAN DA ECEMİ DÜŞÜNÜP DELİRİYORDUM.ANİDEN ZİL ÇALDI..O DA NEEE?ECEM KARŞIMDAYDI..VE BENDEN YARDIM İSTİYORDU..PERDELERİ TAKMAK İÇİN..SANKİ İÇİMİ OKUMUŞTU BENDE KIRMAYARAK YARDIMA GİTTİM TABİ.. EVDE KİMSELER YOKTU ÇOCUKLAR DEDİM?ANNEMDE DEDİ…OFFFFFFFFF ÇEKTİM İÇİMDEN..SANKİ HER İSTEDİĞİM OLUYOR GİBİYDİ..BEN TAKARIM DEDİM PERDELERİ AMA YOK SEN MERDİVENİ TUT BEN TAKARIM DEDİ.VE BAŞLADI TAKMAYA.KAFAMI Bİ KALDIRDIM O DA NEEE?ECEMİN AMI VE O KOSKACAMAN GÖTÜ KARŞIMDAYDI…İÇİNDE KÜLODUNDAN BAŞKA BİŞEY YOKTU VE ALTINDAKİ ETEKTEN Bİ AVUÇ DOLUSU AM,SANKİ KÜLODUNU YIRTACAK GİBİYDİ.BEN DELİRMİŞTİM NE YAPIP EDİP SİKMELİYDİM BUNU..BEN AMIN ABAKMAYA DEVAM EDERKEN O PERDEYİ TAKMAYI BİTİRMİŞ VE BANA BAKIYO..BENİM AMINA BAKTIĞIMI GÖRÜNCE;BİRAZ SİNİRLİ Bİ SES TONUYLA,MÜSADE EDERMİSİN DİYEREK İZİN İSTEDİ..BEN O AN KIPKIRMIZI OLDUMM..AMA ÇABUK TOPARLADIM KENDİMİ.DİĞERLERİNİ BANA TAKTIRDI BU OLAYDAN SONRA: AMA BENİM AKLIM AMINDAYDI..VE BENİM OLMALIYDI..İŞ BİTMİŞTİ BEN SU İSTEMİŞTİM DOLAPTAN SU ALIRKEN Bİ EĞİLDİ,SANKİ GEL DE SİK DER GİBİ…BEN SUYU İÇTİM AMA YANGINIMI SÖNDÜRMEMİŞTİ.. VE Bİ ANDA ARKASI DÖNÜKKEN 21 LİK YARRAĞI YAPIŞTIRDIM GÖTÜNE..ŞAŞIRDI VE BANA VURMAYA BAŞLADI..Bİ YANDANDA BAĞIRMAYA BAŞLAMIŞTI..BAKTIM OLMUYO AĞZINI KAPADIM DİREK YATAK ODASINA..VE ATTIM YATAĞA.. SUSS DEDİM KALTAK,SENDE İSTİYOSUN BİLİYORUM DEDİM,HAYIRR,YAPMA,NE OLUR DİYODU,YALVARIYODU..KOCAM DUYARSA ÖLDÜRÜR DEDİ.. AMA NAFİLE.. BEN BAŞLADIM BUNU ÖPMEYE DUDAKLARI ALEVV GİBİYDİ.BAŞINDAKİ EŞARBI DA ATTIM TUTTUM SAÇLARINDAN BAŞLADIM DELİLER GİBİ ÖPMEYE..Bİ SÜRE SONRA SES KESİLDİ.RAZI OLMUŞTU SANKİ..VE ECEMİ BAŞLADIM SOYMAYA AMINI YALAMAYA BAŞLADIM..SICACIK,PATLAMAYA HAZIR WOLKAN GİBİYDİ.TEMİNKİ ÇIĞLIKLAR ŞİMDİ ZEVK İNİLTİLERİNE BIRAKMIŞTI..10 DAKKA SONRA ANİDEN YÜZÜME BOŞALDI.SANKİ MUSLUKTAN SU AKAR GİBİ,OFFFFF….BEN GİT GİDE SERTLEŞİYORDUM. SAÇINDAN TEKRAR TUTUP BENİM KALIN 21LİK YARRAĞI VERDİM AĞZINA LOLİPOP GİBİ BAŞLADI HER YERİNİ YALAMAYA.BEN BÖLE AZGIN GÖRMEMEİŞTİM..KAPALILARIN AZGINI..VE YETER DİYEREK YATIRDIM BUNU SIRT ÜSTÜ,BAŞLADIM SOKMAYA,AMI DARACIKTI 3 ÇOCUĞA RAĞMEN..OHHH LAR İÇİNDE ALDI BENİMKSİNİ.BEN EMME BASMA TULUMBA GİBİ GİRİP GİRİP ÇIKIYOM,ECEMDE DELİRİRCESİNE KENDİNİ ZEVKTEN O YANDAN BU YANA SALLIYODU..20 DAKKA BÖLE GİDİP GELDİMM.VE SUSKUN WOLKAN FAALİYETE GEÇMİŞTİ İÇİNE BOŞALDIM ANİDEN..HEPSİNİ ALMIŞTI.O ANDA ECEM DE BOŞALMIŞTI..ECEM ŞAŞKINLIKLA NEDEN İÇİME BOŞALDIN DİYEREK KIZDI BANA..BAŞLADI AĞLMAYA.AMA BEN TINLAMADIM BİLE,VE DURMAKSIZIN ARKASINDA GİRMEYE BAŞLADIM.KOSKOCA GÖTTE KÜÇÜCÜK DELİK VARDI AMA BEN O DELİĞİ 21 CM LİK YARRAĞIMLA AÇTIM…ECEM ARTIK KENDİNDEN GEÇMEYE BAŞLADI.GÖTÜ KIPKIRMIZI OLDU,ZORLANDIĞI İÇİN.15 20 DAKKA SONRA YİNE İÇİNE BOŞALDIM.BU SEFER HEPSİNİ ALAMAMIŞTI.DELİĞİN İÇİNDEN ÇIKIYODU BENİM MENİLER.. ECEM YATAĞA YIĞILMIŞTI DEVAMMI DEDDİM???YETER DİYEREK BENİ KENDİNE ÇEKTİ,ATEŞLİ DUDAĞINDAN BAŞLADI BENİ ÖPMEYE..O GÜN ECEMİ MUTFAK,BANYO DAHİL TAM 5 SAAT SİKTİM.. ÖĞLEN BAŞLADIĞIMIZ MARATON AKŞAMA KADAR SÜRMÜŞTÜ.KAPALI ECEM ARTIK BENİMDİ..ERKEĞİ BEN OLMUŞTUM..DAHA SONRA SİZLERE ECEMİ BAŞKA YERLERDE NASIL SİKTİĞİMİ ANLATCAM… BENİ YALNIZ BIRAKMAYIN BAYANLAR…BAŞTA İZMİRLİ BAYANLAR OLMAK ÜZERE HEPİNİZİ BEKLİYORUM… BUENO_SMYRNA@HOTMAİL.COM GÖRÜŞÜRÜZ…cesur35lİ

Halamın Kızı Zuhal

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Hikaye

ben 15 yasında bır gencım benım össseye hazırlanan bır hala kızım var bu halamlar koyde oturdukları ıcın ara sıra halamın kızı zuhal bizde kalır ve benım yattıgım odada kalır bende gecelerı uykusu cok genıs oldugundan onun yanına gıdıp amını gotunu goguslerını oksarım bazen benım sıkı cıkartıp azına verırım ama o uyanmaz bırgun azmısıtım ve onu sıkmeye karar verdım lık once ben soyundum 31 cektım sonra halamın kızını kıyafetlerını cıkartırken uyandı bende hemen azını sıkıca tutudum ve senı bugun sıkecem dedım oda ahayır felan dedı ama ben benım 18 lıgı cıkartıp halamın kızının kılodunu cıkarttım ve gırmıyordu halamın kızına yala dedım oda yaladı bende gotunu yaladım ve sokmaya basladım en 30 dakka kadar sıkdıkten sonra bosalsdık ben 5 dakka dınlendım halmın kızı bakıre oldugu icın amını sıkmedım o gun evlenınce de amını sıkecem

Hiç acımadılar

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Hikaye

selam ben antalyadan hatice anlatacagim olay tamamen gercektir. en lise 1 ögrenciyim tam iki hafta once geldi bu olay basıma okuldaki bir kurs icin para toplaiyodu bende katilmak icin 40 ytl parayi verdim ama sonra vazgectim ve parayı toplayan cocuk sınıf arkadasım kaandan parayı geri istedim oda hocaya sor lise hocada dedi hoca versin dedi öbür sabah okula parayı getir dedim unuttu ögle arası unttu aksam gel bize vereyim dedi . alah aallah dedim tabiki oda korkma yemem parayi veririm gidersin dedi olmaz yarın getir dedim getirmedi obur gun aksam ya unutuyom gel iste vereyim dedi tmm dedim beraber gittik ben asagida kaldim ama kaan gelmeyince yukarı ciktim tam o sırada kaanin iki kankası geldiler ve beni zorla iceri aldılar bi cember olusturdular kaan bana saldırdı ve hatice kurtulusun yok tadını cıkarmaya bak dedi bende aglaya aglaya kaana yalvarıyodum biraz cırpındım ama nafile beni bi güzel sikti önce gögüslerim amım kulaklarım agzım baldırım her yelimi yaladı öptü sonra amımdan iki posta götümden bi posta resmen sikti bu sırada kaanın kankaları digital makinalarla fotograf ve video cekiyordu kaan isi bitince kankalrından biri geldi ve oda beni bi güzel sikti ve sonra digeri suan ellerinde fotograflarım var videolarım var diger cocuklar fazla bisey yapmıyor ama kaan o günden sonra bana habire tecavüz ediyor aslında zevkli ama olmazki off off mahvoldum bennn.

Bir Gecelik Sex

30 Nisan 2010 Yazan CirKin  
Kategori Hikaye

Merhaba ben 18 yaşında üniversite öğrencisiyim. Istanbulda okuyorum. Malum bilirsiniz okul yıllarını ben arkadaşlarla beraber evde üç kişi kalırdık hepimizin birer tane kız arkadaşı vardı. Arkadaşlarımdan birini doğum günü partisi vardı. Arkadaşımız beraber olduğumuz kızları akşam partiya yani bizim eve davet etmiş. Içkiler mezeler herşey hazırdı benim girdiğimde herkez eğleniyordu. Her zamankib gibi gidip kız arkadaşımın yanına oturmuştum. Konuşuyorduk. Daha sonra dans a kaldık ve dans etmeye başladık. Ben onunla dans ederken ellerimle kızın götünü okşuyordum. Oda bundan hiç şikayeyçi olmamıştı ve bunu istiyordu adeta ben zevke gelmiştim. Daha sonra bunu yatak odama getirdim. Ne olsu diye sordu. Niye geldik buraya dediğinde ona şu cevabı verdim. Sana pul koleksiyonomu göstercem dedim bana nerde diye sordu. Şu en lat çekmeçede dedeim o hemen bakmak için çekmeçeyi açarken müthiş bir götün farkına verdım ve hemen yapıştım yatağa yatırdığımda ban kızmıştı birşey olmaz dedim ve zorla da olsa kendisinin ayaklarını ve ellerinibağladm kimse sesini . duymasın diye ağzını kapattım. Artık istediğimi eldeetmeme az kalmıştı vakit tamam soyunduğumda bana dabktı ama ben öyle istiyordumki hiçbir şey umrumda değildi. Onu kendiellerimle soydum. Ve onu yalamaya başladım. Bu zevkegeldi ve oda istedi ve yarağımı ağzına getirdim öyle bir yalıyorduki anlatmak mümkün değildi. Ve en sonunda amçığına dalarak onun müthiş hünerlerini görmeye başladım… Artık birbirimizi istiyorduk muradıma ermiştim. Herşey olmuştu artık her zaman bir siki bileceğim biri olmuştu…

Sonraki yazılar »

?